Yeni Kıroba İnternet Haber Sitesi'nden Kıvanç Uğur'un haberine göre,  Aydın Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu ve Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, tarımın savunma sanayisi kadar önemli olduğunu dile getirdi.

Kuşadası sahilleri konforlu ve hijyenik tatilin adresi olmayı sürdürüyor Kuşadası sahilleri konforlu ve hijyenik tatilin adresi olmayı sürdürüyor

Yeni Kıroba’ya konuşan Kendirlioğlu, “2023’te tarımsal sulama anlamında kurak bir dönem geçirdik. Ancak kurumlarla planlı bir şekilde hareket ederek mevcut suyumuzu verimli bir şekilde kullandık. Sezonu çok büyük sıkıntılar olmadan, anormal sıkıntılar olmadan atlattık. Su zengini bir ülke değiliz. Suyla ilgili yatırımlar yapılıyor. Basınçlı sulama vs. anlamında. Dünya vahşi sulamadan vazgeçti, bizim de vahşi sulamadan vazgeçmemiz gerekiyor. Elimizdeki suyu en verimli şekilde kullanmamız gerekiyor. İşin sulama kısmı bu şekilde” dedi.

PRİM DESTEĞİNİN ÖNEMİNİ VURGULADI

Aydın’da çok önemli tarım ürünlerinin yetiştiğini anımsatan Kendirlioğlu, şöyle konuştu: “İncir sezonu fiyat anlamında güzel geçti. Ancak incirin kalitesinin oranıyla ilgili sıkıntımız oldu. Bu da hava şartlarından kaynaklıydı. İncirin kendine has hava sıcaklıkları vardır. İncirin sevmediği hava şartları olunca kalitenin oranı anlamında sıkıntılar yaşandı. Kestanede fiyat çok iyiydi ama verimde yüzde 25 – 30’luk bir düşüş söz konusu. İncir ve kestane bizim için çok değerli iki ürün. Pamuk sezonunu su anlamında çok sıkıntı olmadan atlattık ama fiyatta çok büyük sıkıntılar yaşadık. Geçen seneki fiyatın aynısı. Girdi maliyetlerinde yüzde 100’e varan artışlar söz konusuyken fiyatların aynı kalması pamuk çiftçisini üzdü. Hem rekoltede düşüşler yaşadık hem de fiyatın aynı kalması bizi bir hayli sıkıntıya soktu. Burada primin devreye girmesi gerektiğini her zaman söylüyoruz. Yaptığımız işin karşılığını almamız önemli. Primin bu yıl en az 5 lira olması gerektiğini defalarca söyledik.”

“FİYAT ÇOK İYİ, REKOLTE KÖTÜ”

Zeytin ve zeytinyağında da fiyatın iyi olduğunu aktaran Kendirlioğlu, “Ama ben zeytinde olayı şu şekilde değerlendiriyorum: şu andaki fiyat olması gereken fiyattır. Tarımın geneli meşakkatlidir ama zeytin daha farklı bir işçiliğe sahiptir. Tane tane hasat yaparsınız. Geçen seneki fiyatlarla kıyaslanıyor. 80 liranın 200 – 250 liralara vardığından bahsediliyor. Ama geçen seneki fiyatlar çok düşük olduğu için bu yıl fiyatlar yüksek gibi gözüküyor. Yoksa zeytin ve zeytinyağı gerçek fiyatını buldu. Ama gel gelelim rekoltede de düşüşler söz konusu. Bunda da hava şartlarının etkisi var. Fiyat çok iyi ama rekolte kötü. Genel anlamda ürünlerin hem fiyatının hem kalitesinin hem de rekoltesinin hepsinin iyi olduğu yıl enderdir” diye konuştu.

“TARIM OLMAZSA HİÇBİR ŞEY OLMAZ”

Üreticilere desteğin şart olduğunun altını çizen Kendirlioğlu, şunları kaydetti:

“Tarım sektörü dünyada nasıl destekleniyorsa ülkemizde de aynı şekilde desteklenmeli. Ülkemizde yetişen tarım ürünlerini, gıda ürünlerini dışarıdan almayalım. Ülkemizde yetiştirelim. Yerli ve milli olmanın yolu buradan geçiyor. 2024’ten bizim beklentimiz hem hava şartlarının uygun olması hem de suyun yeterli olması. Bol üretim olmasını diliyoruz. Bu bir meslek olduğuna göre buradan insanların gelir elde etmesi, ailesini geçindirmesi çok önemli. Tarımın dünyada da ülkemizde de gerçek değeri pandemiden sonra daha iyi anlaşıldı. Ama çok çabuk unutuyoruz. Tarım olmazsa olmazlarımızdan biridir. Tarım bana göre savunma sanayisi kadar önemlidir. Tarım olmazsa hiçbir şey olmaz. Başka bir ülke olmadığına göre, başka bir Türkiye olmadığına göre burada üretmek zorundayız. Biz üretiriz. Dünyadaki çiftçilerle hem kalite hem rekolte anlamında yarışa hazırız.”

Kaynak: KIVANÇ UĞUR